Kenelerden insanlara bulaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı Türkiye’de can almaya devam ediyor. Kenelerden bulaşan hastalıktan yaşamını yitirenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Ayrıca hastaları tedavi eden doktorlara da bulaşan hastalık herkesi korkutuyor.
İlk olarak 1944′de Kırım’da görülen hastlığa daha sonra 1956 yılında Kongo’da rastlanmış. Hastalık KKKA virüsü taşıyan kenelerle bulaşıyor. Kan emen kene korkma, patlama, ölme gibi durumlarda emip hastalık etkenini karıştırdığı kanı geri püskürtünce virüs hastanın kanına karışıyor ve hastalık belirtileri gözlenebiliyor.
İlk kez 1944′de Kırım’da rastlanan hastalıkla ülkemiz 2006 yılında tanıştı. Fakat 1944 ve sonrasında hastalık dünyanın çeşitli yerlerinde etkili olmaya devam ediyordu. Özellikle ülkemize yakın sayılacak yerlerde; Kosova ve Balkan coğrafyasında hastalık 2001 yılından itibaren etkili. Türkiye’de hala can almaya devam eden hastalığa karşı herhangi bir tedavi yolu bulanabilmiş değil. Sadece önlem olarak dikkatli olunması, vücuda yapışan kenelerin dikkatlice bir uzman tarafından fazla bekletilmeden çıkarılması ve hastalık etkeni taşıyan hastalarla temaslarda bulunulmaması öneriliyor.
Hastalık bugüne kadar dünyanın çeşitli yerlerinde etkisini gösterdi. Orta Afrika ve Afrika’nın güney ucu, Balkanlar, Kafkaslar, Anadolu, Orta Doğu, Arabistan yarımadası, Orta ve Güney Asya hastalığın görüldüğü yüksek risk bölgeleri. Batı Akdeniz ülkeleri, Mısır-Fas Coğrafyası ve bu coğrafyanın güney kesimleri, Uzak Doğu ve Güney Afrika Cumhuriyeti hariç Güney Afrika ülkeleri ise Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre düşük risk altında.
Hastalık Türkiye’ye yakın bölgelerde özellikle Irak, Yunanistan ve Azerbaycan’da da görülmüş. Tedavi yöntemi bulunamayan ve bu konuda gerekli önem gösterilmeyen hastalığa karşı çok dikkatli olunması gerekiyor.


